Zeki Müren Adnan Şenses’i Dövdürmüş, Hatta…

Şenses’in anlatımına/kanaatine göre, sahnelerin sanat güneşi göründüğü gibi kibar değildi. Acımasız ve gaddardı.

Zeki Müren Adnan Şenses’i Dövdürmüş, Hatta…

Adnan Şenses, tıpkı Zeki Müren gibi Türk sanat müziği sanatçısıydı. Kasımpaşalı olmakla övünürdü. Konservatuarda okumamıştı, ‘alaylı’ydı. İlk öğretmeni de, ilk eşi - kendisinden tam 28 yaş büyük! - Suzan Yakar’dı. İlk müzik derslerini Yakar’dan aldı. Sahnede ne yapılır, mikrofon nasıl tutulur, seyirciyle temas nasıl olur, hep aşkından öğrendi. 

Şenses, usta marangozdu. Mesleği ailesinin isteğiyle/baskısıyla seçmişti. Sermayesini asker emeklisi gâzi babası vermişti ve dükkânını açmıştı. Ama mesleğinde dikiş tutturamadı; ekmek teknesini kapattı. Soluğu Beyoğlu’nda, ünlü menejer, şöhret fabrikatörü Hasan Tikofiş’in yanında aldı. Sesi güzeldi; gönlünden şarkıcılık geçiyordu. Tikofiş, Şenses’i dinlemek istedi. Bir Kendi Gibi Zalimi Sevmiş Yanıyormuş adlı kürdîli hicazkâr şarkıyı söylemeye çalıştı, ama yarım bıraktı. Ünlü menajer beğenmedi ve şarkıyı tamamlatmadı. Ailesiyle köprüleri atmıştı; baba evine dönemezdi. Tikofiş’in yazıhanesinde çaycılık yapmaya girişti. Temizlik işine de bakıyordu; geceleri yazıhanede kalıyordu. Patronunun yanında konserlere ve turnelere de gidiyordu.

1957’de, Gemlik’te şansının döndüğünü gördü. Atlas Sineması ağzına kadar doluydu. Dönemin ünlü sesi Sabite Tur Gülerman konser verecekti. Ama arabası kaza yapmış, Gülerman gecikmişti. Seyirci beklemekten sıkılınca protesto yapmaya, yuhalamaya girişti. Hasan Tikofiş, Adnan Şenses’i yanına çağırdı; sahneye çıkıp halkı oyalamasını istedi. Bildiği şarkıları okuyacaktı, zaman kazanacaklardı. İlk şarkılardan sonra kendine güveni geldi; seyirciyi susturmayı başardı. Bu arada Gülerman da gelmişti; Şenses’in sesini beğenmişti.

Gemlik, Şenses’in kaderini değiştirmişti. Hayatını müzikle kazanabileceğine iyiden iyiye inan(dır)dı. Askerlik dönüşü müzik çalışmalarına daha da ağırlık verdi. Ankara Radyosu’nun solistlik sınavlarına girdi; başarılı oldu. İlk filmi Fakir Şarkıcı’yı Yakar Film adına çekti. Döneminin ünlü film yapımcısı, ses sanatçı, filmdeki rol arkadaşı Suzan Yakar Rutkay’dan musiki dersleri aldı. Sonra da Rutkay’ı evlenmeye razı etti. Eşini el üstünde tuttu; yardımlarını geri çevirmedi. Şenses’in kelimeleriyle Yakar, ‘annesi, hocası, arkadaşı ve eşi’ydi.

Şenses, Zeki Müren’in hayranıydı. Evinin her köşesi Müren’in resimleri, plaklarıyla doluydu. Hatta koltuk minderlerinin üzerinde bile Zeki Müren resimleri işliydi. Şöhreti yayılıyor, plakları birbirini izliyordu. Gazinolardan teklifler alıyor, ekstra tabir edilen konserlere katılıyordu. Zamanının ünlü gazinosu Kristal’de sahneye çıktı ve - kendi deyimiyle! - sesiyle, fiziğiyle/yakışıklılığıyla büyük sükse yaptı; zirvedeydi. Zeki Müren de dinlemeye gelenler arasındaydı. 

Bir gün çalıştığı gazinoda nahoş bir sürprizle karşılaştı. Sahne kostümleri bahçede çamurlar içindeydi. Sebebini öğrenmeye çalışırken karşısında ‘ızbandut’ gibi 3 adam buldu. Sonradan öğrendiğine göre adamlar, Zeki Müren’in fedaileriydi. ‘Hemen işi bırakacaksın!’ dediler. İtiraz etmeye kalkınca da, bir temiz sopa çektiler. Olayı şöyle anlatacaktı: ‘Ağzımı burnumu kırdılar. Uzun süre kaçtım, çalışamadım.’  

Olayı gazeteci Aykut Işıklar’a anlatmıştı. Şenses’in yorumuna göre, Zeki Müren kıskanmış ve kendisine ‘tim göndermiş’ti. Hatta aynı adamlar, çalışmaya başladığı yeni müzikholde de tacizlerini sürdürmüş, bir kere daha dövmüşlerdi. İddiasına bakılırsa Müren, Şenses’i kendisine rakip görüyor ve mesleği bırakmasını istiyordu.

Şenses, rahmetli gazeteci Savaş Ay ile yaptığı başka bir röportajda Zeki Müren hakkındaki iddialarını bir adım daha ileri götürdü:  

‘Zeki Müren, İstanbul'un hatırlı ve namlı adamlarından H.T. ve S.Y.'yi ayarlamış. Bunlar her gün ön masa yapıyorlardı. Dostluğumu kazandılar. Gece âlemlerine beraber çıkıyorduk. Ateş Böceği Ercan beni severdi, ihbar etti: ‘Sana yazık olacak. Bunlar Zeki'nin adamları. Bir eve çağırıp, içirecekler, sarhoş olunca da soyup sana tecavüz ederken fotoğraflarını çekecekler,’ dedi.’

Şenses aldığı tedbirle saldırıyı savuşturdu. Zamanla Müren’le de iyi dost oldu. Her yıl Antalya’ya tatile beraber gittiler. Şenses’in anlatımına/kanaatine göre, sahnelerin sanat güneşi göründüğü gibi kibar değildi. Acımasız ve gaddardı. ‘Seninle çok uğraştım, ezmek istedim ama şimdi seviyor, saygı duyuyorum,’ diyerek günah çıkarmayı bile denemişti.

Ali Hikmet İnce yazdı.

25 November 2018 18:16
2,404 kez okundu

Süzme Haber



Benzer Haberler

Evliyken İzdivaç Teklifi Alan Güzel Yıldız

Nilüfer Aydan, yaşamının neredeyse tamama yakınını Türk Sineması’na adadı. Güzelliği, cazibesi, dişiliği ve dans yeteneği ile erkeklerin ilgisini çekti. Çok önemli filmlerde rol alıp ismini ‘unutulmazlar’ arasına yazdırdı.

Anıları Çöplükten Toplanan Parti Genel Başkanı

Türk Solu’nun önemli ismi, TİP - Türkiye İşçi Partisi! -’in son Genel Başkanı Behice Boran’ın yüzlerce mektubu - İngilizce/Türkçe! - ve fotoğrafı çöplükte bulunmuştu.

‘Lozan Bayramı’nı Demokrat Parti Kaldırdı

1923’den 1949’a kadar aralıksız kutlanan ‘Lozan Barış Bayramı’, 14 Mayıs 1950’de iktidara gelen Demokrat Parti tarafından - aynı yıl! - kaldırıldı.

Churchill’den Gürsel’e Menderes İçin Af Mektubu

İngiltere eski Başbakanı Winston Churchill; Devlet Başkanı ve MBK Başkanı Orgeneral Cemal Gürsel’e bir mektup yazarak, idam cezasına çarptırılan eski Başbakan ve 2 eski bakanın affedilmesini rica etti.

Bir Sevda Masalı: Rahşan İle Bülent

Ecevit çifti, Bülent Bey’in sınıf arkadaşı, gazeteci/yazar Altemur Kılıç’ın kaleme aldığı piyesin sahneye konulma aşamasında tanıştı. Bülent Ecevit, Rahşan (Aral) Ecevit’i ilk görüşte beğendi ve sevdi.

Şairlerin Âşık Olduğu Kadın

Nahit Fıratlı (Gelenbevi) Hanım; Cumhuriyet dönemi Türk Edebiyatı’nın en önemli şairlerine ilham veren, yol gösteren, dertlerini paylaşan, evini/sofrasını açan, bazılarına kalbini aralayan tarifi/anlatılması gerçekten zor/imkânsız bir hanımdı.

Mustafa Kemal Paşa’nın Cumhurbaşkanı Adayı

Cumhuriyetimizin kurucusu, ilk başbakanımız, ilk cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Paşa, kendisinden sonra aynı makama Mareşal Fevzi Çakmak’ın gelmesinin uygun olacağını söylemişti.

Başbakan’ın Makam Otosundaki Ölü Bebek

Cenazeyi kefenleyip makam otomobilinin bagajına koyup Cebeci Asri Mezarlığı’na götürdüler.

Tutuklayan Şarkılar ve Muazzez Abacı

Vurgun adlı Uşşak şarkı ile kalplerimize demir atan, güçlü ses, hanımefendi sanatçı Muazzez Abacı’nın son çalışması Sezen’imin Şarkıları yayınlandı.

Başbakan’ın Makam Otosundaki Ölü Bebek

Cenazeyi kefenleyip makam otomobilinin bagajına koyup Cebeci Asri Mezarlığı’na götürdüler.

Churchill’in Ayakkabısına Ve Bardağına 58 Bin Sterlin

İngiltere’nin eski Başbakanı Winston Churchill’in evinde giydiği kadife ayakkabıları 40 bin sterline, su bardağı da 18 bin sterline satıldı.

Zincirli Âşıklar

Alexandr Kudlay (33) ve Victoria Pustovitova (30) adlı âşıklar sık sık ayrılık kararı almaktan bıktı ve birbirlerini kelepçe ile bağladı.

Köpekler İçin Özel Yapım Spor Ayakkabı

Köpeklerin rahat yürümesi, az yorulması, ayak tabanlarının yaralanmaması ve mikrop kapmaması için çok özel spor ayakkabılar üretildi.

Evliyken İzdivaç Teklifi Alan Güzel Yıldız

Nilüfer Aydan, yaşamının neredeyse tamama yakınını Türk Sineması’na adadı. Güzelliği, cazibesi, dişiliği ve dans yeteneği ile erkeklerin ilgisini çekti. Çok önemli filmlerde rol alıp ismini ‘unutulmazlar’ arasına yazdırdı.

Safiye Ayla’dan 1,750 Öğrenciye Burs

Tüm mal varlığını Türk Eğitim Vakfı’na bağışlayan müteveffa ses sanatçısı Safiye Ayla’nın 1.750 öğrenciye burs ve maddi destek sağladığı ortaya çıktı.

Diğer Tarih Haberleri

Churchill’in Ayakkabısına Ve Bardağına 58 Bin Sterlin

İngiltere’nin eski Başbakanı Winston Churchill’in evinde giydiği kadife ayakkabıları 40 bin sterline, su bardağı da 18 bin sterline satıldı.

Hitler'in Klozet Kapağına 18 Bin Dolar

Adolf Hitler’in Bavyera Alpleri’ndeki özel sığınağında kullandığı klozetin kapağı 18.750 dolara satıldı.

Altın Dilli Mumya

Taposiris Magna Antik Kenti’neki arkeolojik çalışmalarda, 2 bin yıllık altın dilli mumya ortaya çıkarıldı.

‘Kaset’ Babasını Yitirdi

Portatif kaseti üretip/geliştirip müziği kolay erişilebilir hale getiren Hollandalı mühendis Lou Ottens 94 yaşında hayatını yitirdi.

Kaybolan Cüzdan 54 Yıl Sonra Bulundu

Paul Grishan (91) adlı emekli askeri meteorolog, 53 yıl önce kaybettiği cüzdanına kavuştu. Sevincini, ‘Sadece havaya uçtum. Gerisini hatırlamıyorum,’ diye belirtti.

Tabutunun Tahtasından Baston Yapılan Cadı

Lilias Adie, İskoçya’da ‘büyücülük yaptığı’, ‘cadı’ olduğu iddiasıyla yargılandı. 30 gün uyutulmadı, aç bırakıldı, ağır işkence altında tutuldu. İntihar etmek zorunda bırakıldı. Ölümünden 315 yıl sonra yapılan hata kabul edildi ve özür dilendi.

Uzaya Çıkan İlk Türk Kökenli Kozmonot

Uzaya çıkan ilk Türk kökenli subay, Sovyet vatandaşı Andriyan Grigoryeviç Nikolayev’di. Nikolayev, 1962’de fezaya ilk adımını attı.