Yunanistan Başbakanı’nın Babası Türkiye’de Mülteciydi

Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’in babası – kendisi de Yunanistan Başbakanı’ydı! - Konstantinos Miçotakis, Türkiye’de mülteci sıfatıyla - tam 7 yıl! - kaldı.

Yunanistan Başbakanı’nın Babası Türkiye’de Mülteciydi

Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’in babası – kendisi de Yunanistan Başbakanı’ydı! - Konstantinos Miçotakis, Türkiye’de mülteci sıfatıyla - tam 7 yıl! - kaldı. 1967’de ülkesinden kaçışını da Türkiye Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’e borçluydu.

Türkiye, 2. Dünya Savaşı’nda 25 bin Yunan vatandaşı mülteciye de kucak açtı. Yedirdi, içirdi ve en temel gereksinimlerini karşıladı. 40 bin Yunan ise, yine ülkemiz üzerinden Orta Doğu’ya geçiş yaptı. 

2. Dünya Savaşı’nın en karanlık, en umutsuz günlerinde Yunanlar, kurtuluşu Türkiye, Suriye, Mısır ve Filistin’e sığınmakta buldu. Yunan resmi belgelerine göre 25 bin Yunanistan vatandaşı Türkiye’de saklandı. Yine 40 bini aşkını Mısır, Suriye ve Filistin’de savaşın bitimine kadar barın(dırıl)dı.

Yunanistan’ın şu andaki Başbakanı Kiriakos Miçotakis de Türkiye’ye sürgün geldiğinde - 1967’de! - 6 aylıktı. Babası Konstantinos Miçotakis, Albaylar Cuntası iktidarı ele geçirince ülkesinden kaçmak zorunda kalmıştı. Anılarında, Türkiye’de çok iyi ağırlandığını, dönemin Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil ile samimi ve derin dostluğunu yazacaktı. Baba Miçotakis daha sonra Paris’e yerleşti. 1990 - 1993 döneminde Yunanistan Başbakanı oldu.

- 2. Dünya Savaşı’nda Yunan Mülteciler… -

1939 - 1945 arasında, Suriye, Filistin ve Mısır, Yunan vatandaşlarını konuk etti. MERRA - Ortadoğu Yardım ve Mülteci İdaresi! - onbinlerce Yunanı kamplara yerleştirdi. Barınan, karınları doyurulan, güvenceye alınanlar, hayatta kalmayı başardı. Mülteciler, savaş nihayete erince ülkelerine döndü.

2. Dünya Savaşı’nda önce İtalyanlar, hemen ardından Almanlar, Yunanistan’a saldırdı. Çekirge sürüsü gibi ülkenin bütün zenginliklerine el koydular. Nazi zulmünden kaçan Yunan vatandaşları, Ege’yi geçip Türkiye’ye sığındı. Sonra da Suriye sınırı üzerinden, Filistin, Mısır, hatta İran’a ulaşmaya çalıştılar. Suriye’ye geçmek için 40 gün süre(bile)cek meşakkatli yolculuğa katlanmak gerekliydi.

Halep ve Gazze’de yoğunlaşan kamplara yerleş(tiril)meden önce sağlık kontrolü zorunluydu. Mülteci(ler), aile ve yaş gruplarına göre barındırılırdı.

Halep yakınlarındaki Neyrab köyünde kurulan ‘El Neyrab Mülteci Kampı’ en bilinendi. Kamp sakinlerinin her türlü ihtiyacı karşılanmaya çalışıl(ır)dı. 1943’den itibaren mültecilere yerli halk arasına karışma hakkı da tanındı. İstedikleri zaman kamptan çıkabilir, her türlü alış verişlerini yapabilirlerdi. Meslek sahibi olmayanlar için kurslar açıldı. Ticaret yapma imkânı sağlandı. Çıkarılan yemekleri beğenmeyenler, dışarıdan her türlü yiyecek maddesi, hazır yemek getir(ebilir)di.

- Yunan Mültecilere Yerli Halkın Desteği… -

Yunan misafirlere, yerli halkın çeşitli bağışları da oldu. Özellikle çocuklara giysi ve beslenme desteği verildi. Kudüs’te yayınlanan ‘Hune el Kudüs’ - Burası Kudüs! - adlı derginin 11 Ocak 1942 tarihli sayısında, Yunan mültecilerinin evlatlarına yapılan giyecek ve yiyecek katkılarını kapağına taşıdı. Başlığa, ‘Yunanistan’dan Suriye’ye gelen mültecilere yemek ve kıyafet dağıtıldı,’ diye yazıldı.

2. Büyük Savaş sırasında Yunanistan çok göç verdi. Ülkede kalanlar sefalet ve kıtlıkla karşı karşıya kaldı. Tarım üretiminde rekor seviyede çöktü/azaldı. Nazilerin zaten yetersiz gıda maddelerini yağmalaması da, ülkeyi ‘Büyük Açlık/Kıtlık’ sürecine soktu. Binlerce insan aç kalma veya yetersiz beslenmeden ötürü hayatını yitirdi.

Ülkelerini terk eden bazı Yunan vatandaşlarının yakasını bela ve şansızlık bırakmadı. 1942’de, 500 Yunan mülteciyi Mısır’a götürün İngiliz bandıralı SS Empire Patrol adlı gemide beklenmedik yangın çıktı. 14’ü çocuk, 33 kişi yaşamını yitirdi. Yolcuların çoğunluğunu Sakız, Midilli ve Girit sakinlerindendi.

- Türkiye 25 Bin Yunan Mülteciyi Misafir Etti… -

Resmi tarihin yazmadığı, son dönemde ulaşılan önemli belgelere göre, 2. Dünya Savaşı boyunca 25 bin Yunan mülteci Türkiye’de misafir edildi. Prof. Dr. Esra Danacıoğlu’nun Rodos adasındaki Yunan arşivlerinde yaptığı araştırma, özellikle 12 Adalar bölgesinden yoğun göç alındığını ortaya çıkardı. 

Savaş boyunca dış politikada sessizliği ve tarafsızlığı benimseyen Türkiye, zorunlu misafirlerinin varlığını dünyaya duyurmadı. Hatta haberleri sansürleme yoluna gitti.

Ülkemize gelen en ünlü mülteci ise, - sonradan Yunanistan Başbakanı da olacak! - Konstantinos Miçotakis idi. Ünlü politikacı, Türk konukseverliği ile ağırlandı. Toplam tam 7 yıl kaldı.

Doğu komşumuz İran da, 300 bin dolayında Polonya vatandaşını misafir etti. İran halkı, - 1939 - 1941 yıllarında! - Avrupa’daki Nazi vahşetinden kaçan sığınmacılarla yiyeceğini paylaştı.

Ali Hikmet İnce yazdı...

8 March 2020 11:34
912 kez okundu

Süzme Haber



Benzer Haberler

İran Şahı, Çağlayangil’e Darbeyi Haber Verdi

İki ay sonra, 12 Mart 1971’de, Türk Ordusu meşhur muhtırayı verdi ve hükümetin istifasını istedi. Şah’ın verdiği önemli bilgi doğru çıkmıştı.

Milli Emniyet’in KOÇ Raporu

Koç, yakın dostlarına yanına eşini alıp yemeğe giderdi veya evine yemeğe çağırırdı.

Ayakkabısından Şampanya İçilen Kadın

Cahide Sonku’nun tabutunu taşıyacak sekizinci adam zor bulundu. Hayattaki tek varlığı, kızı, Ender de annesinin cenazesine katılmadı.

Grip Hastalığını Tarihe Gömen Aşı

Denemeleri devam eden tek seferlik aşı ile grip hastalığına yakalanmak tarihe karışıyor.

CIA; Ağrı Dağı’nda Nuh’un Gemisi’ni Aramış

Nuh’un Gemisi Ağrı Dağı’ndaydı. Önemli tespit 1949 yılına aitti. Bir casus uçağının Sovyetler Birliği üzerinde yaptığı keşif uçuşu sırasında kayıtlara geçmişti.

Öldükten 50 Yıl Sonra Baba Olan Koyun

Sidney Üniversitesi’nden Prof. Simon de Graaf’ın yönettiği projede, 50 yıl önce dondurulan koç spermleriyle hamile kalan koyunlar sağlıklı doğum yaptı ve 34 kuzu dünyaya getirdi.

Latife Hanım’ın Anılarını Okuyan Tek Adam

2006’da vefat eden Ord. Prof. Reşat Kaynar, Latife (Uşşaki) Hanım’ın 5 defter halindeki el yazması anılarını okuyan ve 2025 yılına kadar açıklanmamasını/yayınlanmamasını öneren kişiydi.

Diğer Tarih Haberleri

Yıldırım Önal Gazetecileri Sevmezdi

Magazin muhabirleri Önal’ın sanatçı kişiliğini, sanatındaki üstün başarısını dikkate almazdı. Daha çok da özel yaşantısını kaleme alır, alkol alışkanlığını sıkça tekrarlamayı yeğlerdi.

Köseleden Yapılmış 2 Bin Yıllık Oyuncak Fare

2 bin yıllık antika buluntular içerisinde köseleden yapılmış 13 santim uzunluğunda 3 santim genişliğindeki oyuncak fare ilgi çekti.

Barack Obama, Trump’ın Telefonlarını Dinletmiş

ABD Başkanı Donald Trump, 2016’daki başkanlık seçimi çalışmalarında şahsi telefonlarının dinlendiğini iddia etti.

Fatih’in Türbesi’ni Temizleyen Âlim

Fatih dostlarının oluşturduğu ekip, kolları sıvadı. Tarihi türbeyi ellerinden geldiğince temizledi ve onarımına vesile oldu.

Damızlık Kaplumbağa Emekli Edildi

Türünü tarihe karışmaktan kurtaran Diago (100) adlı erkek damızlık kaplumbağa 60 yıllık yoğun mesai son(uç)unda emekliliği hak etti.

Amerika’da Bakkalda Çıkan Türk Filmleri

Brooklyn’de Vatan Bakkaliyesi’nin sahipleri Haydar ve Hüseyin Beyler, Muzaffer Tema’yı sever, takdir ederdi. Kendisine müjde verdiler: Tema’nın da rol aldığı 3 Türk filminin kusursuz kopyaları kendilerindeydi.

Hatalı Karar İçin Bir Asır Sonra Resmi Özür

İşlemediği suçtan ötürü - 20 Mayıs 1920’de! - 30 yıl hapis cezasına çarptırılan ve 1942’de hayatını yitiren siyahî masum mahkûm Max Mason’dan resmi özür dilendi.