Yalnız Hem De Çok Yalnız Adam

Yaşar Güvenir; 10 Ocak 1998’de, dünyamızdan kuyruklu bir yıldız gibi ayrıldı. Arkasında yaşanmış hatıralar ve yaşayacak onlarca beste ile …

Yalnız Hem De Çok Yalnız Adam

Yaşar Güvenir, ülkemizdeki piyanist şantörlerin öncülerindendi. Elimizde çok az plağı, şarkı videosu ve ses kaydı bulunan Güvenir, ölümünden sonra bile eserleriyle yaşamaya devam etti. ‘Sensiz Saadet Neymiş’, ’Ben Ağlarken Gülümserim’, ‘Ayrılık Belki Ölümden Beter’, ’Çaresizim’ vb. gibi romantik-soft şarkılarıyla dünyamıza girdi; hikâyelerimize ortak oldu; hatıralarımızda yer aldı. Güvenir; yaşarken de, öldükten sonra da değeri bilin(e)meyen sanatçılarımızdandı.

Yaşar Güvenir; Ankaralı müzisyen bir ailenin ferdi olarak dünyaya geldi. Babası, Osman Güvenir, Ankara Radyosu’nda kanun sanatçısıydı. Yaşar’dan önce beş erkek çocuğu doğmuş, ancak hiçbiri yaşa(ya)mamıştı. ‘Bari bu yaşasın!’ denilerek 6’ncı bebeğe Mesut Yaşar adı verilmişti. 

Aile Toplantılarında Kanun Çalardı

Yaşar; müzik dolu bir evde büyüdü. Ailenin maddi durumu iyiydi; babası, evinde özel kanun dersleri de veriyordu. Küçük oğlu, kapının arkasından kanun sedalarını dinleyerek büyüyordu. 6 yaşına geldiğinde, kanun çalmaya, alaturka bazı şarkıları seslendirmeye başlamıştı. Hattâ, babasının kanununa küçücük bir zarar verdiğinde, ilk kez kulağı da çekildi. Aile toplantılarında kanun çalıp, Türkçe şarkılar söylerken, dostları ve arkadaşları sesinin güzel olduğunu söyleyecekti.

Ankara Radyosu’nun aile tarihi üzerinde etkin rolü vardı. Küçük Yaşar, okulundan kalan zamanının tamamını Sıhhiye Meydanı’ndaki tarihî binada geçiriyordu. Babası, oğlunu, Radyo Çocuk Kulübü’ne yazdırmış ve musikî eğitimi-kültürünü kaynağından edinmesini istemişti. Kulüp; 1940’lı yıllarda pek çok çocuk sanatçının yetişmesinde rol oynamıştı. Yaşar; Batı dillerinde yazılmış, günün en bilinen-tanınan moda şarkılarını öğrendi ve söyledi. Aslında, Yaşar’ın gönlünde tangolar vardı ve dönemin en ünlü tangocusu Celal İnce’ye hayrandı. İnce; radyoda program yaparken, kumanda odasından defalarca izleme şansı olmuştu. 

Ankara Radyosu’nda Haftada Bir Program Yaptı

Güvenir; kanun yanında, akordeon ve piyano dersleri alıp, bu enstrümanları çalmaya başladı. Liseye geldiğinde, Ankara’daki ünlü Amerikan Kulübü’nde profesyonel solist-piyanist olarak çalıştı. Kazandığı para ile bir yandan harçlığını çıkarıyor, bir yandan da ailesinin geçimine katkı sağlıyordu. Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi Edebiyat Bölümü’ne kayıt yaptırdığında, ses sanatçısı olarak tanınıyordu. Ankara Radyosu’nda haftada bir program yapan Şevket Yücesaz Orkestrası’nda solistti ve canlı yayınlarda sesini duyuruyordu. Ağırlıklı olarak İngilizce şarkılar ve Türkçe tangolar söylüyordu. İspanyolca şarkılar da repertuarında bulunuyordu. Celal İnce, askerlik görevini yapmak için İzmir’e gidince, Ankara Radyosu’ndaki programları sona ermişti; yerine de Yaşar Güvenir getirilmişti. Ankara’daki yüksek öğrenim kurumlarında okuyan öğrencilerin düzenlediği balo, konser ve çay toplantılarına katılıyor, günün sevilen tangolarını söylüyordu. 1947’de Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde sahneye çıkışını hatırlayacak, bir röportajında heyecanını anlatacaktı. Her ne kadar ekmeğini caz müziğinden sağlıyorsa da, alaturkayı da zevkle dinleyebiliyordu.

Kahve Rengi Gözleriyle Genç Kızların Sevgilisi

Yine 1940’lı yıllarda, Sahibinin Sesi adlı plak şirketiyle mukavele imzaladı. Şirketin İstiklal Caddesi’nde Tünel’e yakın bürosunun merdivenlerini çıkarken bambaşka heyecan içindeydi. 10 plak doldurması kabul edilmişti. Fakat, yurt dışından gelen plak hammaddesinin yetersizlinden dolayı, ancak bir plak yapabilmişti. Fehmi Ege’nin Yıllarca Sabrettim ve kendisine ait, Sensiz Saadet Neymiş bestelerini seçmişti.

Dönemin magazin dergilerinde haberleri ve röportajları yayınlanıyordu. Radyo Dergisi’nde hakkında çıkan yazıda, ‘Hayranlarından sürekli mektuplar gelen Yaşar Güvenir’in 1.80 boyunda, 70 kilogram ağırlığında; kumral, dalgalı saçlı; kahve rengi gözleriyle genç kızların sevgilisi olduğu’ belirtiliyordu. Romantik bir insandı; Elvis Presley’in romantik şarkılarını dinliyordu. Beatles Grubu’nu beğenmemişti. Aynı zamanda çapkın mizaçlıydı.

1951’de ilk bestesini yaptı: Daha Dün Yanımdaydın; Bilmem Şimdi Neredesin?

İlk Türk Bestecisi ve Kompozitörü Unvanını Aldı

1954’de Kimbilir; 1956’da My Crazy Baby (Benim Çılgın Bebeğim)’i melodilere döktü. Şarkıyı plağa okuyan Mina, dünya çapında şöhreti yakaladı. Güvenir; bestesinde bir arkadaşının mahcup ve hüzün dolu gönül hikâyesini anlatmıştı. Çok samimi arkadaşı, Avusturyalı bir diplomatın kızına gönlünü kaptırmış, ama kavuşamamıştı.

Güvenir; 1959’da CACEM (Milletlerarası Kompozitörler Tescil Komitesi)’in sınavına girip, ilk Türk Bestecisi ve Kompozitörü unvanını da aldı.

Yoğun müzik koşuşturmaları arasında evlenmeye de fırsat buldu; iki çocuk sahibi oldu. Sorumluluğu bir kat daha artmıştı; İzmir Caddesi’nde bir mekân açıp, işletmeciliğe soyundu. Lokalinde program da yapıyor; günün sevilen parçalarını seslendiriyordu. 1967’nin kışında işi iyi gitmeyince, lokalini kapatmak zorunda kaldı. Çok sevdiği, üzerine titrediği eşi ile de arası bozuldu; ayrıldılar. Ardından acıları katlandı; eşini trafik kazasında kaybetti. Romantik sanatçının kökleri bir bir kopuyordu.

Sensiz Saadet Neymiş; 17 bin Eser Arasından Birinci Seçildi

Eşini kaybettiği yıl, 1967’de haftalık bir gazetenin açtığı Altın Beste Yarışmasına katıldı. Sensiz Saadet Neymiş; yarışmaya katılan 17 bin eser arasından birinci seçilecekti. Bir heykel ile 10 bin lira para ödülü kazanacaktı. Eserleri Zeki Müren, Gönül Yazar, Nil Burak … gibi döneminin ünlü pek çok sanatçıları tarafından plaklara okunacaktı.

Gönül Yazar tarafından plağa dökülen, Gel Desen Gelemem ki, 100 bini aşan satış rakamı yakalamış ve Altın Plak Ödülü’ne layık bulunmuştu.

Ustad Yaşar Güvenir; kemanî-bestekâr Fehmi Ege’nin eserlerini yorumlamakta çok başarılıydı ve büyük zevk alırdı. Kendi orkestrasının yanında, Vasfi Uçaroğlu Orkestrası ile de çalışmalar yapmıştı.

Kötü kader, Güvenir’in yakasını hiç bırakmadı. Amansız-sinsi hastalığa yakalanan kızını çok genç yaşta yitirdi. Onun hatırasına, üzüntüsünü dile getiren, Çaresizim şarkısını yazıp besteledi. Şarkı, Ahmet Özhan tarafından okundu; büyük sükse yaptı, ün sağladı.

Ankara gibi İstanbul da ona iyi gelmedi; şans getirmedi. Geçirdiği kalp ameliyatı sonunda, sol tarafına felç geldi. Kolunu oynatamayınca, piyano da çalamadı. Aktif çalışma hayatından, sahneden çekilmek zorunda kaldı. 10 Ocak 1998’de, dünyamızdan kuyruklu bir yıldız gibi ayrıldı. Arkasında yaşanmış hatıralar ve yaşayacak onlarca beste ile …

Ali Hikmet İnce yazdı.

10 January 2018 13:01
2,610 kez okundu

Süzme Haber



Benzer Haberler

Anıt Mezara Gömülecek Mafya Babası

Türk Mafyası’nın en farklı önderiydi İnci Baba, nüfusa kayıtlı ismi ile Mehmet Nabi İnciler… Kısmen anlattığı anılarını tamamlasa, müthiş bir dizi senaryosu çıkabilirdi.

‘Sakıncalı’ (!) Bulunan Cumhurbaşkanı

Turgut Özal; 9 yıl sonra, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra kurulan hükümette Başbakan Yardımcısı olarak önemli koltuklardan birine oturabilecekti… Ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 19’uncu Başbakanı ve 8’inci Cumhurbaşkanı seçilebilecekti…

Hayatı Durduran Ses: Hamiyet Yüceses

Hamiyet adı verilen, mavi gözlü ve sapsarı saçlı güzel kız, bir dönem Türkiye’de fırtına gibi esecek ve musikimizin nağmelerini güzel sesiyle taçlandıracaktı.

Gâzi Paşa’nın Cenaze Namazı

Mustafa Kemal Paşa’nın cenaze namazı, ölümünden tam 9 gün sonra, 19 Kasım 1938 sabahı Dolmabahçe Sarayı’nda, saat 08:10’da kılındı.

Hüdai Aksu: Uda Hayat Veren Virtüöz

Aksu içki sofrasında bulunmasa da, sesi ve udu ile daima başköşedeydi. Bir, belki de birkaç kuşağın sevda hikâyelerini anlatıcısı/aktarıcısıydı.

Kocasına Soyadını Veren Şarkıcı

Şükran Ay; evlendikten sonra soyadını değiştirmedi. Hattâ ısrarını bir adım ileri götürüp kocasının da kendi soyadını almasını istedi.

Tutuklayan Şarkılar ve Muazzez Abacı

Vurgun adlı Uşşak şarkı ile kalplerimize demir atan, güçlü ses, hanımefendi sanatçı Muazzez Abacı’nın son çalışması Sezen’imin Şarkıları yayınlandı.

Bir Kuyruklu Yıldızın Kaybı

Türk Halk Müziği sanatıcısı Nuray Hafiftaş (54) kuyruklu bir yıldız gibi aramızdan sessizce kayıp gitti.

Kocasına Soyadını Veren Şarkıcı

Şükran Ay; evlendikten sonra soyadını değiştirmedi. Hattâ ısrarını bir adım ileri götürüp kocasının da kendi soyadını almasını istedi.

Tutuklayan Şarkılar ve Muazzez Abacı

Vurgun adlı Uşşak şarkı ile kalplerimize demir atan, güçlü ses, hanımefendi sanatçı Muazzez Abacı’nın son çalışması Sezen’imin Şarkıları yayınlandı.

Yerli James Bond Göksel Arsoy

Göksel Arsoy, romantik aşk filmleriyle tanındı.

Ruj Yiyen Kadınlar

Güzelleşme uğruna çeşitli zorluklara katlanan, yüksek miktarlarda para harcayan hanımların günlük makyajlarının vazgeçilmesi rujlarla başları dertte gibi.

Nazım’ın Tek Taraflı Aşkı

Suat Derviş (Hatice Saadet), güçlü, mağrur, bildiği yolda dönmeyecek kadar cesur, kartvizitinde pek çok ilki taşıyan kadındı.

Menderes’in Bakanına Darbe Liderliği Önerisi

İddiaya göre Şemi Ergin; 27 Mayıs 1960’da yapılacak askerî darbenin ilk işaretleri ortaya çıktığından beri haberdardı.

Dolmabahçe Camii’ne ‘6. Filo Defol!’ Mahyası

Dönemin öğrenci gençliğinin çoğunluğu - ya da sesi çıkanlar! – sol/sosyalist eğilimliydi; anti-Amerikancıydı. Dolayısıyla NATO’ya da karşıydılar. ABD’nin 6. Filosu’nun İstanbul’a geleceğini öğrenmiş ve bir protesto eylemi yapmayı planladılar. Eylemin ses getirmesi düşünüldü.

Şükûfe Nihal: Nâzım’ın Aşkını Reddeden Şaire

Şükûfe Nihal Hanım; hem ülkenin ilk kadın üniversite mezunuydu, hem saraylıydı, hem de edebiyatın pek çok dalında eser sahibiydi.

Teşkilât-ı Mahsusa’nın Arap Musası

Arap Musa sadece Kuşçubaşı’nın değil, Enver Paşa’nın ve Ali Çetinkaya’nın da takdirini, hayranlığını kazanmıştı.

Darağacında Bir Kıbrıs Sevdalısı

Türkiye’nin Kıbrıs’tan Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Fatin Rüştü Zorlu’nun sonu ise tam bir dramdı.

Donsuz Geceler Sayın Seyirciler

Ankara’dan yayın yapan tek kanallı TRT televizyonu siyasilerin gözbebeğiydi. Her akşam haberlerde yer almak isterlerdi. İktidar partisi kendini TRT’nin sahibi sanırdı.

Anıt Mezara Gömülecek Mafya Babası

Türk Mafyası’nın en farklı önderiydi İnci Baba, nüfusa kayıtlı ismi ile Mehmet Nabi İnciler… Kısmen anlattığı anılarını tamamlasa, müthiş bir dizi senaryosu çıkabilirdi.

Ecevit’in İpi Washington’da Çekilmiş

Çetingüleç kitabında, Ecevit Ailesi ile ilgili birebir şahit olduğu ve dinlediği olayları anlatıyor.

‘Sakıncalı’ (!) Bulunan Cumhurbaşkanı

Turgut Özal; 9 yıl sonra, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra kurulan hükümette Başbakan Yardımcısı olarak önemli koltuklardan birine oturabilecekti… Ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 19’uncu Başbakanı ve 8’inci Cumhurbaşkanı seçilebilecekti…

Hayatı Durduran Ses: Hamiyet Yüceses

Hamiyet adı verilen, mavi gözlü ve sapsarı saçlı güzel kız, bir dönem Türkiye’de fırtına gibi esecek ve musikimizin nağmelerini güzel sesiyle taçlandıracaktı.

Hüdai Aksu: Uda Hayat Veren Virtüöz

Aksu içki sofrasında bulunmasa da, sesi ve udu ile daima başköşedeydi. Bir, belki de birkaç kuşağın sevda hikâyelerini anlatıcısı/aktarıcısıydı.

Kocasına Soyadını Veren Şarkıcı

Şükran Ay; evlendikten sonra soyadını değiştirmedi. Hattâ ısrarını bir adım ileri götürüp kocasının da kendi soyadını almasını istedi.

Karısının Sevgilisinden Tazminat İsteyen Koca

Fatih A. adlı vatandaş, kendisini aldattığını iddia ettiği nikâhlı karısı Eda A.’nin sevgilisi Recep Ö.’den maddi tazminat talep etti.

Geceleri Yalnız Yatamayan Cumhurbaşkanı

Endonezya’nın kurucu cumhurbaşkanı farklı bir adamdı: Diplomatik sıkıntı yaratan-yaratabilen bazı istekleri olurdu.

Tren Önünde Duran Âşık

Yılmaz Güney - Nebahat Çehre ikilisinin gönül ilişkilerini anlamak zordu.

Çocuk Ağlatma Yarışması

Tokyo’da her yıl bir yaşına basmamış bebekleri ağlatma yarışması düzenleniyor.

Havalimanında Çocuğunu Unutan Anne

Cidde’den Malezya’nın Kuala Lumpur şehrine gitmek üzere havalanan yolcu uçağı, bir annenin uyarısı üzerine geri dönmek zorunda kaldı.

Kurusıkı Tabancayla Kuyumcu Soyan Çocuk

Buenos Aires kentinde, adı açıklanmayan 9 yaşındaki çocuk, evinden getirdiği kurusıkı tabancayla kuyumcu soymaya kalkıştı.

Feminist Düşmanı Sunucuya İlginç Ceza

Angel Etchecoper, 5 ay boyunca her hafta programında feminist bir konuğu ağırlayacak.

24 Parmaklı Türk Çocuğu

Adana’da yaşayan Demirhan Demirbilek (9) adlı erkek çocuğun el ve ayaklarında fazla birer parmağı var.

Cemal Gürsel’in Adnan Menderes’e Mektubu

Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan emekli olan Orgeneral Cemal Gürsel; 27 Mayıs Askeri Darbesi’nden hemen önce Millî Savunma Bakanı Ethem Menderes’e önerilerini içeren bir mektup vermişti. Mektup; Başbakan Adnan Menderes’e hitaben yazılmıştı.

CIA; Askerî Darbeyi Menderes’e Haber Vermedi

Tully’nin belirlemesine göre CIA; Türkiye’de darbe ihtimalini çok önceden tahmin etti ve Washington’u defalarca uyardı.

CHP Kırklar Meclisi’nin Çalışkan Üyesi

Vehbi Koç; üzerine aldığı/üstlendiği her görevi önemser, iyi hazırlanır ve fikirlerini savunurdu.

Geceleri Yalnız Yatamayan Cumhurbaşkanı

Endonezya’nın kurucu cumhurbaşkanı farklı bir adamdı: Diplomatik sıkıntı yaratan-yaratabilen bazı istekleri olurdu.

Mustafa Kemal Paşa’nın Cumhurbaşkanı Adayı

Cumhuriyetimizin kurucusu, ilk başbakanımız, ilk cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Paşa, kendisinden sonra aynı makama Mareşal Fevzi Çakmak’ın gelmesinin uygun olacağını söylemişti.

2 Metrelik Dünyanın En Büyük Eşeği

İngiltere’nin Lincolnshire Kontluğu Doğal Koruma Alanı’nda yaşayan Derrick (5) adlı eşek; Guinness Rekorlar Kitabı’na Dünyanın En Büyük Eşeği kaydı ile geçti.

Leyla Sayar: Evlerini Fakirlere Dağıtan Yıldız

Türk sinemasının ilk vamp kadınlarından, boş bakışlı, can yakışlı, dediğim dedik diyen Leyla Sayar aramızdan sessizce ayrıldı.

Çok Şey Bilen Kadın

Mary’s Mosaic adlı kitabın yazarı Peter Janney’e göre, Mary Meyer, Kennedy cinayetiyle ilgili çok önemli bilgilere sahipti. Bu durum da CIA’yi rahatsız ediyordu.

Erkek Futbol Takımına Türbanlı Bayan Antrenör

Selma El-Macidi; dünyada ilk defa bir erkek futbol takımını çalıştırıp başarı kürsüsüne çıkarmış, tesettürlü (başı örtülü) bir spor insanı.

Aynı Şiiri 789 Defa Değiştiren Şair

Nuri Pakdil; şiir konusunda çok titizdi; tekrar tekrar yazardı; Ahid Kulesi'ndeki Militan adlı şiirini tam 789. yazılışı ile kitaba aldığı rivayet edildi.

Bıyık, Dudak Kanserini Engelliyormuş

Kansas Üniversitesi Dermatoloji Bölümü'nün araştırmasına göre; bıyık bırakan erkekler dudak kanserine çok daha az oranda yakalanıyormuş

Pearl Harbour Saldırısını Bil(dir)en Yazar

ABD’li tanınmış romancı, savaş muhabiri ve gazeteci Ernest Hemingway, Japonların Pearl Harbour’a yapacakları saldırıyı önceden öğrenmiş ve ONI (ABD Deniz Kuvvetleri Haber Alma Bölümü)’ye bildirmiş.

Başbakan’ın Makam Otosundaki Ölü Bebek

Cenazeyi kefenleyip makam otomobilinin bagajına koyup Cebeci Asri Mezarlığı’na götürdüler.

Türbanın İlham Perisi: Audrey Hepburn

Şule Yüksel Şenler; İslamcı genç kızların ve hanımların kullandığı türbanın tasarımcısıydı. Kendi anlatımına göre; Audrey Hepburn’ün ‘Charade’ adlı filmde taktığı başörtüsünden ilham almıştı.

Kocasına Soyadını Veren Şarkıcı

Şükran Ay; evlendikten sonra soyadını değiştirmedi. Hattâ ısrarını bir adım ileri götürüp kocasının da kendi soyadını almasını istedi.

‘Sakıncalı’ (!) Bulunan Cumhurbaşkanı

Turgut Özal; 9 yıl sonra, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra kurulan hükümette Başbakan Yardımcısı olarak önemli koltuklardan birine oturabilecekti… Ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 19’uncu Başbakanı ve 8’inci Cumhurbaşkanı seçilebilecekti…

Hayatı Durduran Ses: Hamiyet Yüceses

Hamiyet adı verilen, mavi gözlü ve sapsarı saçlı güzel kız, bir dönem Türkiye’de fırtına gibi esecek ve musikimizin nağmelerini güzel sesiyle taçlandıracaktı.

Sosyalist Muganniye

Kimsesizler yurdunda kaldığında, gün gelecek genç Türkiye’nin ön önemli kadın sesi olacağını bilmiyordu.

Düdük Gibi Öten Çocuk

Röntgen filmi çektirilince sırrı ortaya çıktı: Haylaz çocuk boş durmamış, partilerde, kutlama toplantılarında öttürülen küçük düdüklerden birini yutmuştu.

Devrim’in Fikir Babası: Erbakan

Erbakan, mesleği mühendislikte olağanüstü başarılıydı ve dünya keşif tarihine geçmiş bazı buluşların da sahibiydi.

Erotik Filmlerin Unutulmayan Yıldızı

70’li yılların sonunda Yeşilçam’ı ‘veba salgını’ gibi sarıp, gerçek sanatçıları tribünlere hapseden ‘erotik-porno film dalgası’nın yıldızlarından Tülin Tan, hayatının son günlerini Darülaceze’de geçiriyor.

Orduyu Teyakkuza Geçiren İdam

Yassıada, denizde gemilerin, havada uçakların, karada piyadelerin çok sıkı denetimine-gözetimine alınmıştı.

Aynı Şiiri 789 Defa Değiştiren Şair

Nuri Pakdil; şiir konusunda çok titizdi; tekrar tekrar yazardı; Ahid Kulesi'ndeki Militan adlı şiirini tam 789. yazılışı ile kitaba aldığı rivayet edildi.

Hasta Köpeğine Bakacak İşçiye 14 Gün İzin

Belçika’da bir aile hekimi, köpeği hastalanan bayan çalışana ’14 gün işe gidemez!’ raporu verdi.

Banyoda Kullandığı Suyu Hayranlarına Satıyor

Sosyal medyadaki hesabından cesur paylaşımlar yapan Delphine, para kazanmak için ilginç bir girişim başlattı.

Karnımızı Plastikle Doyuruyoruz

Plastik haberimiz olmadan vücudumuza dolarken içtiğimiz suyu kullanıyor.

Bıyık, Dudak Kanserini Engelliyormuş

Kansas Üniversitesi Dermatoloji Bölümü'nün araştırmasına göre; bıyık bırakan erkekler dudak kanserine çok daha az oranda yakalanıyormuş

Diğer Tarih Haberleri

Kenan Evren, Ahu Tuğba’ya Aşıkmış

Yeşilçam’ın ünlü ismi Ahu Tuğba; 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in kalbini çalmış. Evren; cesaretini toplayıp aşkını ilan etmiş…

Enigma’nın Mucidi Alan Turing’e İade-i İtibar

2. Dünya Savaşı’nda İngiltere’nin Almanya karşısında üstün/galip gelmesini sağlayan ünlü dahi matematikçi Alan Turing’in itibarı iade edildi.

Aynı Şiiri 789 Defa Değiştiren Şair

Nuri Pakdil; şiir konusunda çok titizdi; tekrar tekrar yazardı; Ahid Kulesi'ndeki Militan adlı şiirini tam 789. yazılışı ile kitaba aldığı rivayet edildi.

Nazım Hikmet, Fenerbahçe’nin Amigosuymuş

Ünlü şairimiz Nazım Hikmet; gençlik yıllarında futbolla ilgilendi; Kadıköy’de Fenerbahçe’nin maçlarını kaçırmadan izlemeye çalıştı.

Vladimir Putin Uykuyu Seviyor

Putin; günde ortalama 11 saat uyuyor.

Türbanın İlham Perisi: Audrey Hepburn

Şule Yüksel Şenler; İslamcı genç kızların ve hanımların kullandığı türbanın tasarımcısıydı. Kendi anlatımına göre; Audrey Hepburn’ün ‘Charade’ adlı filmde taktığı başörtüsünden ilham almıştı.

Başbakanlığın Kasasından Çıkan Donun Gizemi

İhtilal sonrası Başbakanlık'taki resmi kasadan çıkan ve Yassı Ada Duruşmalarında delil diye kabul edilen kadın donunun 'düzmece delil' ve aslında erkek donu olduğu ileri sürülmüştü.