Tabutunun Tahtasından Baston Yapılan Cadı

Lilias Adie, İskoçya’da ‘büyücülük yaptığı’, ‘cadı’ olduğu iddiasıyla yargılandı. 30 gün uyutulmadı, aç bırakıldı, ağır işkence altında tutuldu. İntihar etmek zorunda bırakıldı. Ölümünden 315 yıl sonra yapılan hata kabul edildi ve özür dilendi.

Tabutunun Tahtasından Baston Yapılan Cadı

Lilias Adie - bazı kayıtlarda Lilly Addie! - büyücülük yaptığı, şeytanla cinsel ilişkiye girdiği, çevresindeki insanları korkuttuğu/hasta ettiği iddialarıyla yargılandı. İskoçya’nın Torryburn sahil köyünde yaşayan Bayan Adie, 1704’de hak etmediği suçlamalarla karşılaştı. Dönemin yönetimince hapse atıldı. Bir ay boyunca sorgulandı, işkenceye ve kötü muameleye uğradı. Kendisinden büyücülük ve cadılık yapan tanıdıklarının isimlerini vermesi istendi. Lilias Adie, denileni yapmadı. Yaygın kanıya göre, intihar etmeyi tek çıkış noktası olarak gördü.

Bayan Adie’nin köyünde 1704’de salgın hastalık görüldü. ‘Büyücüler ve cadılar pandemi sebebiydi!’ Adie, Jean Bizet adlı kadın tarafından suçlandı. ‘Dokunduğu veya değdiği herkese hastalık bulaştıyordu! Özellikle çocuklar ve yaşlılar dikkat etmeliydi.’ İtham yeterliydi. 

Lilias Adie, yerel sorumlu Allan Logan’ın direktifi üzerine gözlem altına alındı. ‘Ek suçlama hayret uyandırıcıydı: Bayan Adie, Şeytan ile cinsel ilişkiye giriyordu ve büyü gücünü artırıyordu!’ Atıldığı hapishane hücresinde yaşama küstü. Uyumasına izin verilmedi. ‘Cadı Uyutmaz İşkencesi’ne tabi tutuldu. 24 saat boyunca gözünü kırpmadı. Karnını dahi doyuramadı. Fiziki şiddete maruz kaldı. Dayanamadı. Arkadaşlarını suçlamayı reddetti, isimlerini vermedi. Resmi raporda ‘Eceliyle Öldü!’ notu düşüldü. Yaygın kanaate göreyse, intihar etmeye zorlandı. ‘Mahkemenin sonucu da belliydi: Yakılarak öldürülecekti!’

- ‘Şeytan, İneğe Benziyordu…’ -

‘Cadı’ diye yaftalanan Adie’nin resmi ifade tutanağı tüyler ürpertici/şaşırtıcı açıklamalarla yüklüydü. ‘Şeytanla tanıştığı ilk günü anlatıyordu!’ ‘Lilias Adie, - gün batımına yakın saatlerde! - mısır tarlasında çalışıyordu. Güneşten korunmak için şapka giyiyordu. Şeytan aniden karşısına çıktı. Dinini terk etmesini istedi. Kendisi ile cinsel ilişkiye girdi.’ Sonraki görüşmeleri Adie’nin evinde gerçekleşti. Şeytan her seferinde bir hayalet gibi aniden beliriyordu. Yaratığı tarif etmesi de istendi. ‘Soğuk soluk deriye sahipti. İneğe benziyordu. Kuyrukluydu ve gözlerine bakılamıyordu!’ Büyücüler ile Şeytan arasındaki ilişkiler de merak konusuydu. ‘Şeytan, büyücülere söz geçiremezdi. Özellikle cadılar dişe diş kavga ederdi!’

1704’de, öldüğünde/intihar ettiğinde 50’li ya da 60’lı yaşlarının başındaydı. Torryburn Körfezi’nde sahile yakın bir yere gömüldü. Tabutu mezara yerleştirilip üzeri toprakla örtüldükten sonra tedbir de alındı. Özel seçilmiş, iri, yaklaşık bir ton ağırlığındaki kaya gömütün üzerine yerleştirildi. ‘Şeytan’ın Bayan Adie’yi yeniden canlandırmasından ve insanlara işkence yapmasından korkuldu. Ağır taş yerinden oynatılamazdı, bir tür ‘emniyet sigortası’ydı!’

- Bayan Adie Mezarında Da Rahat Edemedi… -

‘Mezara gömülen ilk cadı!’ unvanlı Bayan Adie’nin defnedildiği yere ilişkin kroki ve defin raporu arşivin tozlu raflarındaki yerini aldı.

Aradan tam 150 yıl geçti. Lilias Adie’nin adı ve öyküsü unutuldu. 1852’de, bir grup mezar soyguncusu/hazine avcısı, iri kaya parçasını yerinden oynattı ve mezarı açtı. Tabutun kapağı kaldırıldı ve mevtanın iskeleti incelendi. Sandukanın uzunluğu 2 metre kadardı. İskelet de gayet uzun boyluydu ve erkek gibi iri yapılıydı. Dişleri temiz ve beyazdı. İskeletin başına gelenler/’kaderi’ öğrenilemedi. Kafatası, kaburgaları ve uyluk kemiği kayıptı. Bazı zengin özel koleksiyonculara satılmış olabilirdi. Nitekim kafatası, 1875’te, Dunfermline’de antikacılık yapan Joseph Noel Paton'un özel müzesinde görüldü. Daha sonra Fifeshire Tabipler Birliği'nin lokalinde sergilendi. En son rastlandığında da, - 1938 yılında da! - Glasgow'daki Bellahouston Park'ta düzenlenen Empire Sergisi’ndeki koleksiyondaydı.

- İskeletinden Kalanlar Müzede Koruma Altına Alındı… -

Adie’nin tabutu da antika değeri kazandı. Sandukanın tahtasından yapıldığı açıklanan baston büyük ilgi uyandırdı. Sapında, ‘Lilias Addia, 1704’ yazısı kazınmıştı. ‘Cadı’nın Bastonu’, 1927’de, Dunfermline'daki Pittencrieff Evi Müzesi'ne bağışlandı.

Adie’nin iskeletinden kalanlar, İskoçya Ulusal Kütüphanesi'nde koruma altına alındı. Ölümünden 2 asır sonra, 1904’de fotoğrafları çekildi.

2014’de, tarihçi ve BBC yayıncısı Dr. Louise Yeoman, Bayan Adie’nin mezarını aramaya başladı. Arşivdeki tarihi belgelere ulaştı. Tarif edilen yere gitti. Yosunla kaplanmış taş levhayı ve kaya parçasını buldu.

2017’de, Dr. Christopher Rynn ve Dundee Üniversitesi'ndeki Anatomi ve İnsan Tanımlama Merkezi'nde (CAHİD) adli sanatçılardan oluşan ekip, Bayan Adie’nin yüzünün neye benzediğini merak etti. Kafatası fotoğrafından yararlandı ve 3D ile dijital görüntü oluşturuldu. Lilias Adie, ‘insana güven veren ve cana yakın’ kadın intibaı veriyordu. Hatta ‘anaç bir hanım’ bile denilebilirdi.

- 315 Yıl Sonra Resmi Özür Dileme… -

31 Ağustos 2019’da, - Adie’nin ölümünden 315 sene sonra! - Torryburn'da anma toplantısı düzenlendi. ‘Haksızlığa uğradığı kabul edildi.’ Özür dilendiğini göstermek için ‘sembolik’ mezarına çelenk bırakıldı.

FIFE Konseyi Danışmanı Julie Ford, tarihi değerlendirmeyi açıkladı. İskoçya’da, Lilias Adie gibi binlerce erkek ve kadın büyücülükle suçlanıp infaz edilmişti. Oysa tarihlerinde yazılanlar küllen yanlıştı. Kötü/zararlı diye yaftalanan insanların büyük çoğunluğu günahsız, suçsuz ve zararsızdı.

18. yüzyılın ilk yarısında, İskoçya’da, 3.500’den fazla insan büyücülük/cadılık yapmakla suçlandı. Büyük çoğunluk kadınlardan oluştu. Hemen tamama yakını ölüme mahkûm edildi. Yakılarak öteki dünyaya gönderildiler. FİFE Konseyi’nin resmi kayıtlarına göre de, 1560 ile 1727 arasında, İskoçya’da 3.500’den fazla kadın ‘cadı’ ilan edilip idam cezasına çarptırıldı. Bazı tarihçilerin tahminlerine göre rakam, 6 bin kişiyi buluyordu.

Ali Hikmet İnce yazdı.

28 February 2021 08:57
248 kez okundu

Süzme Haber



Benzer Haberler

İnsan Hakları Müzesi’ndeki Kafatasları

Cezayir; Paris’teki İnsan Hakları Müzesi’nde 150 yıldan beri sergilenen, Cezayirli direniş liderlerinin kafataslarının ülkeye geri verilmesini resmen istedi.

Norveç’ten Fahişeliğe Teşvik Reklâmı

Norveç kaynaklı arkadaşlık sitesinin üniversite kampüslerine-yakınlarına astırdığı reklâm beraberinde tartışmaları da getirdi.

Kocasını Öldürtmek İçin Büyücü Tuttu

F.A. adlı, Almanya’da oturan kadın, kocasına ölüm büyüsü yaptırmak için tuttuğu büyücü tarafından 8 bin Avro dolandırıldı.

Monaco’yu Parlatan Oscarlı Güzel

Grimaldi ailesi asırlar boyu bir bedduanın kurbanı mı oldu; yoksa ailenin fertleri çok göz önündeydiler de nazara mı geldiler, bilinemedi.

Bakire Kanıyla Yıkanan Kontes

Güzellik uğruna tarihe ilk seri katil olarak geçen Kontes Elizabeth Bathory (1560 - 1614), ününü tek seferde 612 bakire genç güzel kızı işkenceyle öldürtüp kanları ile banyo yapmakla kazanmıştı.

Cadı İlan Edilen 31 Parmaklı Kadın

Kumari Nayak (62) adlı polidaktili hastası Hintli kadın 12 el, 19 ayak parmağı oluşundan dolayı cadı ilan edildi.

Cadıları Yaktılar

Cadı olmakla suçladıkları yedi kadını önce palalarla doğradılar sonra da diri diri yaktılar.

Korona Hediye Eden Noel Baba

Belçika’da bir huzurevini ziyaret eden Noel Baba ‘Covid - 19’ virüsü hediye etti.

129 Bin Pet Şişeden Noel Ağacı

Lübnanlı sanatçı Caroline Chaptini, plastik şişelerin yarattığı kirliliğe ve geri dönüşümün önemine dikkat çekmek amacıyla ilginç proje geliştirdi.

CIA Belgeleri’ne Göre Kıbrıs Barış Harekâtı

CIA Direktörü William Colby, ‘Türkiye’nin bazı askerî güçlerini Kıbrıs’a gönderme kararında olduğu’ yorumunu yaptı. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco’ya göre de müdahale beklenmeliydi.

Çar’ın Muhbiri Stalin

Sovyet diktatörlerinden Joseph Stalin’in Çar’ın gizli polis gücü Ohrana’ya muhbirlik yaptığı ve verdiği bilgilerin tamamının doğru olduğu ortaya çıktı.

100 Yaşında İşinin Başında

Marie-Louise Wirth, 100’üncü yaş gününü bir fincan sade kahve ile bir dilim doğum günü pastası yiyerek kutladı.

13 Yaşındaki Kıza Tecavüz Eden İtfaiyeciler

Julie (13) adlı genç kıza cinsel istismarda bulundukları iddiasıyla açığa alınan 20 itfaiyeci görevlerine geri döndürüldü.

520 Bin Dolarlık Şapka

Ünlü aktör Harrison Ford’un 1981’de çevirdiği Raiders Of Lost Ark adlı filmde giydiği şapka tam 520 bin ABD dolarına alıcı buldu.

Diğer Tarih Haberleri

Churchill’in Ayakkabısına Ve Bardağına 58 Bin Sterlin

İngiltere’nin eski Başbakanı Winston Churchill’in evinde giydiği kadife ayakkabıları 40 bin sterline, su bardağı da 18 bin sterline satıldı.

Hitler'in Klozet Kapağına 18 Bin Dolar

Adolf Hitler’in Bavyera Alpleri’ndeki özel sığınağında kullandığı klozetin kapağı 18.750 dolara satıldı.

Altın Dilli Mumya

Taposiris Magna Antik Kenti’neki arkeolojik çalışmalarda, 2 bin yıllık altın dilli mumya ortaya çıkarıldı.

‘Kaset’ Babasını Yitirdi

Portatif kaseti üretip/geliştirip müziği kolay erişilebilir hale getiren Hollandalı mühendis Lou Ottens 94 yaşında hayatını yitirdi.

Kaybolan Cüzdan 54 Yıl Sonra Bulundu

Paul Grishan (91) adlı emekli askeri meteorolog, 53 yıl önce kaybettiği cüzdanına kavuştu. Sevincini, ‘Sadece havaya uçtum. Gerisini hatırlamıyorum,’ diye belirtti.

Uzaya Çıkan İlk Türk Kökenli Kozmonot

Uzaya çıkan ilk Türk kökenli subay, Sovyet vatandaşı Andriyan Grigoryeviç Nikolayev’di. Nikolayev, 1962’de fezaya ilk adımını attı.

5 Bin Yıllık Bira Fabrikası

Tarihi fabrika, Amerikalı ve Mısırlı arkeologların ortak çalışması sonucunda gün ışığına çıkarıldı.