Cüneyt Arkın: Bozkırda Yetişen Aktör

Sean Connery’den sonraki ‘ikinci James Bond’ bir Türk aktör olabilirdi.

Cüneyt Arkın: Bozkırda Yetişen Aktör

Sean Connery’den sonraki ‘ikinci James Bond’ bir Türk aktör olabilirdi. Serinin yapımcıları, Connery ile çektikleri 7 James Bond filminden sonra arayışa girdi. Bond’u başka bir yüzle sürdürmek istediler. Başta Amerika olmak üzere, Avrupa’nın pek çok ülkesinde karaktere uygun en tanınmış isimler belirlenmeye çalışıldı. Bu arada, yapımcı firma, Metro-Goldwyn-Mayer’in ülkemizdeki temsilcileri de arayışa katıldı. Cüneyt Arkın, Ayhan Işık, Muzaffer Tema gibi dönemin en ülkü erkek starları üzerinde duruldu. Arkın ile de yüz yüze görüşüldü ve öneri götürüldü. Deneme filminde beklenilen performans alınırsa, James Bond karakterini bir Türk aktör canlandırabilecekti. Akıcı, mükemmel İngilizce bilmek ve konuşmak gerekliydi. - O ana kadar, Amerikan Sineması’nın merkezi Hollywood’da başarılı olabilmiş tek Türk asıllı yıldız Turhan Bey’di! - Arkın, şöhretinin doruğundaydı; her yıl ortalama 16 - 18 filmde - bazen sayı 24’e kadar çıkabiliyordu! - oynuyordu. Bir anda dünya piyasasına çıkmabilme fırsatı karşısına çıkınca şaşırdı. Özel hayatının herkes tarafından bilinip, irdelenebileceği gibi garip savunuyla öneriyi baştan geri çevirecekti. Yıllar sonra, olay hatırlatıldığında, Ömer Şerif’i örnek vererek, şöhret sahibi, ama vatansız bir aktör olmayı düşünmediğini söyleyecekti. Belki de bilmeden Roger Moore’un önünü açacaktı.

Kırım Asıllı Tatar Türkü

Tıp eğitimi gören, yaygın adı ile Cüneyt Arkın’ın nüfusa kayıtlı ismi Fahrettin Cüreklibatır’du. Aile Eskişehir’in Çifteler ilçesinin bir köyünde yerleşikti. 93 Harbi diye tarihimize geçen, 1877-1878 Osmanlı Rus Harbi’ne Türkiye’ye göçmüştü. Kırım asıllı Tatar Türkü’ydü. Milyonları bulan Müslüman göçmenler, Osmanlı Hükümdarı 2. Abdülhamid döneminde bölge bölge Anadolu’ya yerleştirilmişti. Meslek sahipleri şehirlerde, çiftçilerse köylerde iskan olunmuştu. Babası, onca yokluğa rağmen, ailesini köyünde bırakıp İstiklâl Savaşı’na katılmıştı; İstiklâl Madalyası sahibiydi. 

Arkın; doğduğu toprağı tanımlarken, ‘Engerek yılanı bile yaşamaz,’ diyecekti. Fakirdi, ama mutluydu; iki ablasından sonra dünyaya geldiğinde, ailenin merkezindeydi; üzerine titreniyor; bir dediği iki edilmiyordu. Cüneyt’in bütün oyuncakları topraktandı; bilyeleri, arabaları, bebekleri … kısaca bütün oyuncakları fırınlanmış çorak topraktandı. İki odalı evleri de kerpiçtendi. Evin helâsı, bahçenin bir uçundaydı; soğuk kış günlerinde tuvalete gitmek çileydi. Geçim kaynakları topraktı; baharda ekerler, yaz sonu ve sonbaharda hasat ederlerdi. Bahar sonu, yaz başında çayırları dolduran çeşit çeşit otlar toplanır, çiğ veya haşlanarak yenirdi. Bahçelerindeki ağaçlardan da meyvalar devşirilirdi. İçme suyu ihtiyacı da bahçedeki derin kuyudan sağlanırdı. Vefalı anne, gece karanlık bastırınca, çocuklarını etrafında toplar, Kırım ezgileri söylerdi, yörenin halk masallarını anlatırdı. Battal Gâzi, Köroğlu menkıbelerini dinledi; Hazret-i Ali’nin cenklerini anlatan kıssaları okudu.

Dünya-Türk Klasikleri Dizisi

Fahrettin; Necatibey İlkokulu’nda ilk eğitimini bitirdi; ortaokulu da Eskişehir’de tamamladı. Lise eğitimi için Eskişehir Atatürk Lisesi’ne yazıldı. Derslerine çok çalışıyor; bir yandan da edebiyata ilgisinden, okul kütüphanesinde bulduğu Dünya-Türk Klasikleri Dizisi’nin nadide kitaplarını su içer gibi bitiriyordu. Güzel sanatlara ilgisi-kabiliyeti belliydi. Bazı denemelerini ve hikâyelerini yer basında yayınladı; arkadaşları arasında ‘edebiyatçı’ kimliğiyle de tanınıyordu. 

Otel Odasındaki İnşaat İşçisi

Olgunluk sınavlarının ardından, hayatını şekillendirecek kararı verdi ve İstanbul’a geldi. İstanbul Tıp Fakültesi sınavlarını kazandı; Sirkeci’de bir otelde oda tuttu. Oda arkadaşlarının ikisi de inşaat işçisiydi. Cüretlibatır; hem fakülte eğitimini sürdürüyor, hem de arkadaşlarının inşaatlarında çalışıyordu. Parasızlıktan aç yattığı geceleri hiç unutmadı. Fırından yeni çıkmış, dumanı üstünde ekmekleri katıksız yediği günleri hep anlatacaktı. En büyük korkusu aç kalmak, açlıktan ölmekti. Otelde, karyolasının yanındaki küçük komodinin üzerine bütün bir ekmek koyuyor, ertesi gün aç kalmayacağını görüp huzur içinde uyuyabiliyordu. Devletin verdiği 60 lira burs-kredi yetmiyordu. İnşaat işçiliğinden aldığı gündeliklerin hepsini harcamıyor, belirsiz yarınlara saklıyordu. 

Erek Adlı Edebiyat Dergisi

Yazma serüvenine ara vermedi; bir grup arkadaşıyla Erek adlı bir dergi çıkardı. Şiirleri, denemeleri, hikâyeleri için bir platform gerekliydi; Erek, yayınlandığı sürece bu işi başarıyla yerine getirdi. İstanbul’daki 3’üncü yılında, Eskişehirli iki arkadaşıyla mütevazı bir apartman dairesine taşındı; masraflardan payına 45 lira düşüyordu. Arkadaşları da edebiyat heveslisi gençlerdi; Tekin Elagöz şiir yazıyor, Cengiz Çelikten denemeler çiziktiriyordu. Yine bir başka röportajında, ‘Cengiz çok iyi balıkçıydı; tuttuğu palamutları eve getirince, bir şişe 75 kuruşluk Marmara şarabı alır, kendimize ziyafet çekerdik,’ demişti. Dergi yayınlayınca, edebiyatçı dostlar da edinmişlerdi. Cemal Süreya, Turgut Uyar, mütevazı öğrenci evinin devamlı misafirleri arasındaydı. Cemal Süreya, kadife sesiyle en son şiirlerini okurdu. Bu dönemde, Kemal Tahir (Demir)’in eserleriyle tanıştı-buluştu. Şişenin dibi gözüktüğünde, sohbetin tadına varılmazdı, ama akortsuz fasılla muhabbet sona erdirilirdi. Süreya, Cüretlibatır’ın edebî gelişimine yardımcı oldu. Pazar Postası’na gönderip, İlhan Erdost ile tanışmasını sağladı. Pazar Postası’nın edebiyat ekinde öyküleri yayınlanacaktı.

İlk Yevmiye İle Kucak Dolusu Taze Ekmek

Eğitiminin son yılında, hocası Cihan Abaoğlu’nun tavsiyesi üzerine, özel hastabakıcılık yaptı. Evlerde 24 saat nöbet tutuyor, acil durumlarda müdahale ediyordu. Yerine göre hastayı tıraş ediyor; altını bile temizleyebiliyordu. Gündeliği 15 liraydı. En çok gücüne giden de, hasta sahiplerinin artan yemekleri önüne koymalarıydı. İlk yevmiyesi ile en yakın fırına gidip taze ekmekler alacaktı; sonra da tıka basa yiyecek ve kusacaktı. Karnını tıka basa doyurmayı hep hayal etmişti.Tıp eğitimini beklenildiği gibi başarıyla tamamladı. Nörolog olmak istiyordu, ama boş kadro yoktu. Kadro alamayınca, ele geçen maaş yetersizdi; sosyal haklara da sahip olamıyordu. Örneğin, hastanede yemek yiyemiyordu. O da, hemşirelerin yemeklerine ortak olmuştu. Hocaları sabredip fakültede kariyer yapmasını istedi. Ama, o, steteskopunu boynuna asıp, Anadolu’nun yolunu tutacaktı. 

Halit Refiğ İle Tanışma

Kısa süren doktorluk tecrübesinin ardından askere çağrıldı. Acemi eğitiminin ardından, Doktor Asteğmen olarak Eskişehir 2’nci Hava Taktik Komutanlığı’nda görevlendirildi. 1963 yılıydı ve hayatının değişeceği an geliyordu. Başrollerinde Göksel Arsoy ve Leylâ Sayar’ın oynadığı, Halit Refiğ’in yönettiği Şafak Bekçileri filmi, Eskişehir’de çekiliyordu. Filmin kadrosunun tamamı, askerî garnizonun içindeydi. Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İrfan Tansel, filme büyük destek veriyordu. Film; gösterildiği her yerde gençliğe havacılığı sevdirecek ve yönlendirecekti. Halit Refiğ ile film çekimlerinde tanıştı. Refiğ; onun hayatında yepyeni boyut açacaktı. Fahrettin Cüretlibatır’ın gazetelerin-dergilerin düzenlediği sinema yarışmalarını izlemesini ve mutlaka katılmasını önerdi. Refiğ’e göre, sinemada gelecek vardı ve genç askerî doktor, star yüzüne sahipti.

Gurbet Kuşları Filminde Önemli Rol

1963 yılında Artist Dergisi’nin açtığı yarışmaya katıldı ve birinci seçildi. Ama adı hem uzun, hem de akılda kalması zordu. Derginin yönetici, gazeteci Recep Ekicigil, Yeşilçam seyircisinin aklından çıkmayacak bir isim önerdi. Cüneyt Gökçer’in Cüneyt’ini, Arkın Kitapevi’nin sahibi Ramazan Arkın’ın da soy adını aldı. Böylece Cüneyt Arkın, ete kemiğe bürünmüş oldu. Halit Refiğ, yönettiği Gurbet Kuşları adlı filmde önemli rollerden birinde oynattı. Filmin senaryosu Orhan Kemal (Öğütçü)’e aitti. Başrollerde Tanju Gürsu, Filiz Akın, Pervin Par, Sevda Ferdağ ve Önder Somer gibi çok ünlü isimler vardı. Cüneyt Arkın ismi, şans da getirdi, ün de getirdi. Refiğ’in sözlerinin doğruluğunu bir kere daha kabul etti.

Romantik Filmlerin Değişmeyen Yıldızı

Çalışmayı seven, daha iyi bir yarın için terlemekten korkmayan Cüretlibatır için Yeşilçam yılları başlıyordu. Her gün, cumartesi ve pazar da dahil, günde 16 saat koşturuyordu. Senede 24 film çektiği oluyordu. Romantik filmlerin değişmeyen yıldızı, aksiyon filmlerinde de başarısını ve ustalığını sergiliyordu. Co-prodüksiyonlarda boy gösterdi. İtalyan sinemasında şansını denedi; John Arkin adı ile afişlerde yer aldı. İlgi gördü, fakat dil bilmemesi dezavantajıydı. Halit Refiğ ustanın belirtmesine göre, John Wayne kadar becerikliydi ve ‘dünya starı’ mayasındaydı. İşte tam bu günlerde James Bond olması önerisi geldi. Ama hiç düşünmeden reddetti.

Cüretlibatır İranlı Kadınları Kendilerinden Geçiyordu

Komşu ülke, İran’da da çok ünlüydü. Afişlerinde Fahrettin Cüretlibatır ismini kullanıyor, İranlı kadınlar kendilerinden geçiyordu. İran, Şah döneminde tam bir Batı ülkesi standardındaydı; Türk filmleri büyük ilgi görüyor, Yeşilçam’ın ünlü starları el üstünde tutuluyordu. Hanedandan Stella Sait adlı güzel kadın, Fahrettin’e abayı yakmıştı; ne yapıp edip evlenmek istiyordu. Anlatılanlara göre, öylesine zengindi ki, haftada iki gün özel uçakla Paris’e özel kuaförüne saçlarını yaptırmaya gidiyordu. Fahrettin’in kalbini kazanabilmek için sandık dolusu mücevher vermeyi göze almıştı. İsteği kabul görmeyince de bileklerini kesip intihara teşebbüs etmişti.

Atıf Yılmaz, Lütfi Akad ve Halit Refiğ ile dostluğunu kavileştirdi; sohbetlerine katıldı; sinema üzerine görüşlerini aldı; tecrübelerinden birikimlerinden yararlanmasını bildi.

Önünde uzun, zorlu, fakat adını Yeşilçam’ın tarihine yazdıracak, romanlara konu edilebilecek renklilikte gelecek uzanıyordu.

Ali Hikmet İnce yazdı.

31 January 2018 21:19
2,666 kez okundu

Süzme Haber



Benzer Haberler

50 Yıldır Hayata Döndürülmeyi Bekliyor

Dr. James Bedford adlı akademisyen 1967’den beri hayata geri döndürülmeyi bekliyor.

Emekli Olmayı Reddeden 82'lik Hırsız

Samuel Sabatino (82) adlı hırsız, New York’un değişik semtlerinde girdiği zengin evlerinden 400 bin dolarlık para, mücevher ve ziynet eşyası çalmaktan suçlu bulundu ve 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Gizli Servislerin Kadrolu Cinleri

Metafizik istihbarat da denilen eylem kolunda ilk girişim Sovyet Devrimi’nin ünlü liderlerinden Vladimir İlyiç Ulyanov Lenin tarafından gerçekleştirildi.

Gezegen Koruma Memuru

Kurum bünyesinde yeni oluşturulacak pozisyonun, ‘uzay keşiflerinde biyolojik ve kimyasal kirliliğin engellenmesinden sorumlu olacağı’ belirtildi.

Yerli James Bond Göksel Arsoy

Göksel Arsoy, romantik aşk filmleriyle tanındı.

Pantolonsuz Metro Yolculuğu

Her yıl tekrarlanan ‘Pantolonsuz Metro Yolculuğu (No Pants Subway Ride) sebebiyle metro istasyonlarında renkli görüntüler oluştu.

Bacak Açarak Oturma Yasağı

Madrid’de erkek yolcuların toplu taşım araçlarında bacaklarını açarak oturmaları yasaklandı.

Fatih’in Türbesi’ni Temizleyen Âlim

Fatih dostlarının oluşturduğu ekip, kolları sıvadı. Tarihi türbeyi ellerinden geldiğince temizledi ve onarımına vesile oldu.

Tutuklayan Şarkılar ve Muazzez Abacı

Vurgun adlı Uşşak şarkı ile kalplerimize demir atan, güçlü ses, hanımefendi sanatçı Muazzez Abacı’nın son çalışması Sezen’imin Şarkıları yayınlandı.

Medine Kahramanı Fahrettin Paşa

Tarihimize ‘Medine Kahramanı’ diye yazılan, (Ömer) Fahrettin Türkkan Paşa, askerliğin yanında çok usta fotoğraf sanatçısıydı.

Solisti Tokatlayan Gazino Patronu

Zeki Müren inatçı bir karaktere sahipti, karar aldığında geri dönmez, uygular ve sonuca da katlanırdı.

Yılmaz Güney, Karaoğlan’ı Oynamak İstiyordu

Yalaz’ın kapısını ilk çalan, ‘Çirkin Kral’ Yılmaz Güney’di. Sinek kaydı traş olmuş, bıyıklarını kestirmişti.

Nazım’ın Şiirlerini Çoğaltan Gazeteci

Arcayürek; Ankara’nın en popüler gazetecisiydi; ‘amiral gemisi’ Hürriyet’in 22 yıl - en uzun süreli! - Ankara Temsilciliği’ni yapmıştı; tarihe mal olmuş çok sayıda manşete-büyük habere imza atmıştı.

Türkiye’nin İlk Piyanist Şantörü

Gencer, Türkiye’de ilk Türkçe sözlü pop müzik parçasını seslendirdi. Çocukluk arkadaşı, Fecri Ebcioğlu, Bak Bir Varmış Bir Yokmuş adlı şarkının sözlerini yazmıştı.

Defne Yalnız’ın Yalnızlık Korkusu

Defne Yalnız; okumayı-yazmayı öğrenmeden tiyatro sahnesinin tozunu ciğerlerine çekti.

Başrolden Sonra Deneme Filmi

Türkan Şoray, ilk filminden sonra bir yıl boyunca iş teklifi almamıştı. Bir yapımcı deneme filmi önerisi getirmişti.

Eski Aşklar Eski Bayramlar Gibiydi

Karşısında hayallerinin adamı duruyordu. Uzun boylu, yakışıklı, şakakları hafif kırlaşmış, yeşil gözlü, güven veren tebessümlü, olgun/durulmuş bir erkek hayal ederdi!

Zeki Müren Adnan Şenses’i Dövdürmüş, Hatta…

Şenses’in anlatımına/kanaatine göre, sahnelerin sanat güneşi göründüğü gibi kibar değildi. Acımasız ve gaddardı.

Yılmaz Güney, Karaoğlan’ı Oynamak İstiyordu

Yalaz’ın kapısını ilk çalan, ‘Çirkin Kral’ Yılmaz Güney’di. Sinek kaydı traş olmuş, bıyıklarını kestirmişti.

Başbakan’ın Makam Otosundaki Ölü Bebek

Cenazeyi kefenleyip makam otomobilinin bagajına koyup Cebeci Asri Mezarlığı’na götürdüler.

Amerika’da Bakkalda Çıkan Türk Filmleri

Brooklyn’de Vatan Bakkaliyesi’nin sahipleri Haydar ve Hüseyin Beyler, Muzaffer Tema’yı sever, takdir ederdi. Kendisine müjde verdiler: Tema’nın da rol aldığı 3 Türk filminin kusursuz kopyaları kendilerindeydi.

Leyla Sayar: Evlerini Fakirlere Dağıtan Yıldız

Türk sinemasının ilk vamp kadınlarından, boş bakışlı, can yakışlı, dediğim dedik diyen Leyla Sayar aramızdan sessizce ayrıldı.

Donsuz Geceler Sayın Seyirciler

Ankara’dan yayın yapan tek kanallı TRT televizyonu siyasilerin gözbebeğiydi. Her akşam haberlerde yer almak isterlerdi. İktidar partisi kendini TRT’nin sahibi sanırdı.

Garipler Mezarlığında Bir Dansöz

Özcan Tekgül, 1950-1970 arasında sahnede, gazinoda, tiyatroda ve sinemada bir kasırgaydı. Sarı uzun saçlı, yeşil gözlü, hafif balık etli kadın, ‘ateş dansı’ ile seyredenlerini büyülüyordu.

Evliyken İzdivaç Teklifi Alan Güzel Yıldız

Nilüfer Aydan, yaşamının neredeyse tamama yakınını Türk Sineması’na adadı. Güzelliği, cazibesi, dişiliği ve dans yeteneği ile erkeklerin ilgisini çekti. Çok önemli filmlerde rol alıp ismini ‘unutulmazlar’ arasına yazdırdı.

Trump Çifti Yataklarını Ayırmış

Başkanlık Seçimi’ni kaybedip Beyaz Saray’dan ayrılmak zorunda kalan Donald Trump ve güzel eşi Melania hakkında söylentiler bitmedi.

Trump’ın Şahsi Papazı’nın Kehaneti Fos Çıktı

ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘Ruhani Danışmanı’/’Şahsi Papazı’ Paula White-Cain’in - seçimlerden hemen önce! - Florida’da düzenlediği ayinde söylediği, ‘Zaferin ayak seslerini duyuyorum. Seçimleri kazanacağız!’ şeklindeki kehaneti fos çıktı.

ABD Kirli Çamaşırları Bedava Yıkıyormuş

Post’un haberine göre, ABD Başkanı’nın resmi konutu Beyaz Saray’ı ziyaret eden resmi konukların şahsi elbiseleri bedava yıkanıyordu.

Bir Aylık Asgari Ücrete Bir Kilo Beyaz Peynir

Venezüella’da asgari ücretle çalışan bir işçi, - Ağustos ayında! - ücretinin tamamını ödediği takdirde evine ancak bir kilo beyaz peynir götürebildi.

Taciz Yok, Şöhret Var

Ünlü yıldız Brigitte Bardot, cinsel tacize uğradığını iddia eden kadınların ünlü olmayı amaçladıklarını iddia etti.

Her Şeye Karşı Olan Aktör: Charlie Chaplin

Sinema dünyasında isim yapana kadar her türlü zorluğa ve eziyete boyun eğdi. İngiliz yetimhanelerinin yoksul, karanlık, rekabet dolu, yarı aç yarı tok hayatını hiç aklından çıkarmadı.

Tek Kişilik Güzel Ordu

Kiev Üniversitesi Tarih Bölümü’nün son sınıf öğrencisi Lyudmila Mikhailovna Pavlichenko - ki 24 yaşındaydı! - , okulu bırakıp orduya katılmayı, Nazilere karşı savaşmayı planlamıştı.

Zsa Zsa Gabor ‘Türk’ Asıllıymış

Zsa Zsa Gabor; Budapeşte’ye yerleşmiş bir Kırım göçmeni idi; çok güzel olduğundan küçük yaşta Macaristan Güzellik Kraliçesi seçildi.

Kılıç, Devlet Kararlılığının Göstergesiydi

Günümüzün Yeni Osmanlıcıları, Ayasofya’da unutulan/tarihe terkedilen bir geleneği yeniden hatırlattı.

‘Örtülü Ödenek’ten Maaşa Bağlanan Başbakan

Menderes’ten önce aynı görevdeki Şemsettin Günaltay’a aylık 3.000 TL ödeme yapılırdı.

Sefaletin Göbeğinden Şöhretin Zirvesine

Yokluğu/yoksulluğu aşamayan Suphi Kaner, öldükten sonra daha da ünlendi ve acı kaderiyle anıldı/hatırlandı.

Kirkor Cezveciyan Veya Kenan Pars

İyi giyimi, burjuva görünüşü, olgun tavrı, mevki sahibi/zengin kötü adam rollerinin değişmez aktörü olmasına yetmişti.

Erol Taş: İyi Yürekli Kötü Adam

Türk sinemasının ‘iyi yürekli kötü adamı’ Erol Taş aslen Erzurum’un Karaköse ilçesindendi.

‘Serhafiye’nin Kapatması

Hafiyebaşı Fehim Paşa, sıradan bir muhbir reisi değildi. Sultan 2. Abdülhamid’in süt kardeşi Esvapçıbaşı İsmet Bey’in oğluydu.

Padişaha Dublörlük Yapan Süt Kardeş

34. Osmanlı Hükümdarı 2. Abdülhamid Han, kendisine çok benzeyen İsmet Bey’i dublörü olarak kullanırdı.

Peyami Safa’nın 2. Abdülhamit Düşmanlığı

Türk sağının önemli kalemi/teorisyeni Peyami Safa, Osmanlı Sultanı 2. Abdülhamid’i hiç sevmezdi; her fırsatta ‘eli kanlı katil’ değerlendirmesi yapardı.

Medine Kahramanı Fahrettin Paşa

Tarihimize ‘Medine Kahramanı’ diye yazılan, (Ömer) Fahrettin Türkkan Paşa, askerliğin yanında çok usta fotoğraf sanatçısıydı.

Alman Konsolosluğu’nda Uyuyan Osmanlılar

Eski Almanya Büyükelçiliği - şimdi Alman Başkonsolosluğu! - binası Müslüman mezarlığı - Ayaspaşa Mezarlığı’nın bir bölümü! - üzerine inşa edildi.

‘Serhafiye’nin Kapatması

Hafiyebaşı Fehim Paşa, sıradan bir muhbir reisi değildi. Sultan 2. Abdülhamid’in süt kardeşi Esvapçıbaşı İsmet Bey’in oğluydu.

Yeni Müdürü Öğrenciler Seçecek

Hollanda’da bir ilkokulun müdürünü öğrenciler seçecek.

Bandırma Vapuru’nu Jilet Yapmıştık

Tarih yazan Bandırma Gemisi, 1924’de seferden alındı. Bir yıl sonra da Haliç’e çekilip tersanede söküldü. Rivayete göre, elde edilen hammadde hurdacıya satıldı.

Lise Öğrencilerine Cinsel İçerikli Video

İskoçya’nın Motherwell şehrindeki ünlü Taylor Lisesi’nde şimdiye kadar eşine rastlanmamış olay yaşandı.

Attila İlhan’ın Ünlü Edebiyat Hocası

Ailesi, Attila’nın İzmir’de değil de İstanbul’da, amcasının gözetiminde tahsiline devam etmesini kararlaştırdı. Boğaziçi Lisesi’ne kaydı yaptırıldı.

Ata’nın Manevi Kızı Ürdün Prensesi Olacaktı

Ailesi, kızlarının öğrenci ve çok küçük yaşta oluşunu ileri sürüp, evlenme isteğini kibarca geri çevirdi.

Paris Büyük (Ulu) Camisi’ne Atatürk’ün Katkısı

Türkiye’de Atatürk konusunda çalışan yazarlara göre, Mustafa Kemal Paşa’nın Paris Büyük Camisi’ne yıllık yardımı 10 bin Fransız frangı kadardı. İaneleri ölümüne kadar düzenli şekilde sürmüştü.

Efesli Gladyatörler Vejetaryen Çıktı

Profesyonel dövüşçülerin ana menüsü tahıl ve bakliyattan - özellikle de fasulyeden! - oluşuyordu.

Cesedini Çalıştığı Hastaneye Bağışladı

Türk dostu, ABD vatandaşı doktor Warren Winkler (91); ölümünden sonra kullanılmak üzere cesedini görev yaptığı hastaneye bağışladı.

Kadavra İthalatçısı da Olduk

Türkiye; ABD ve Çin’den insan kadavrası satın alıyor. İsteğe/ihtiyaca göre kadavra; bütün veya parçalar halinde de ithal edilebiliyor.

Aynı Şiiri 789 Defa Değiştiren Şair

Nuri Pakdil; şiir konusunda çok titizdi; tekrar tekrar yazardı; Ahid Kulesi'ndeki Militan adlı şiirini tam 789. yazılışı ile kitaba aldığı rivayet edildi.

Kaynar Derecede Sıcak İçilen Çaya Dikkat

Tahran Tıp Bilimleri Fakültesi, 2004 ile 2017 yılları arasında 50 bin kişiyi inceledi. Araştırma sırasında, kaynar çay içenlerin arasında 317 kişinin gırtlak/yemek borusu kanseri hastalığına yakalandığı gözlendi.

FBI’nin Terörist Listesi’nden İçişleri Bakanlığı’na

Afganistan’da kontrolu sağlayan Taliban’ın ilk hükümeti açıklandı.

70 Yıl Sonra Gelen Özür

Virginia Eyalet Valisi Ralph Northam, 70 yıl önce beyaz bir kadına tecavüz ettikleri gerekçesiyle yargılanan 7 zenci sanığın suçsuz olduğunu açıkladı, ailelerinden tarih önünde özür diledi.

Köpeğe Tecavüzün Cezası 1033 Lira

Aydın’da güvenlik kameralarının kayıt altına aldığı iğrenç olay infial yarattı.

Aşısız Memura Maaş Yok

Korona virüs salgınına karşı halkı korumaya yönelik tedbirler hem sertleşiyor, hem şaşırtıyor.

Yürürken Telefonla Konuşmaya Yasaklama

Yürüyüş anında cep telefonuyla yapılan konuşmaların trafik kazalarına yol açması bazı zorunlu tedbirlerin getirilmesine sebep oldu.

Diğer Tarih Haberleri

FBI’nin Terörist Listesi’nden İçişleri Bakanlığı’na

Afganistan’da kontrolu sağlayan Taliban’ın ilk hükümeti açıklandı.

70 Yıl Sonra Gelen Özür

Virginia Eyalet Valisi Ralph Northam, 70 yıl önce beyaz bir kadına tecavüz ettikleri gerekçesiyle yargılanan 7 zenci sanığın suçsuz olduğunu açıkladı, ailelerinden tarih önünde özür diledi.

Usame Bin Ladin, Biden’a Suikastı Engellemiş

İngiliz Daily Mail gazetesinde yayınlanan haber uluslar arası politik arenaya bomba gibi düştü.

Vatikan Gayrimenkul Zengini

Katolik dünyasının kalbi Vatikan, tarihinde ilk kez mülklerinin listesini kamuoyu ile paylaştı.

Hasta Öldürüp Prim Alan Ambulans Görevlisi

Davide Garofalo (46) adlı ambulans görevlisi, mafyanın işlettiği cenaze şirket(ler)iyle işbirliği yapıp öldürdüğü hasta başına prim aldı.

Bandırma Vapuru’nu Jilet Yapmıştık

Tarih yazan Bandırma Gemisi, 1924’de seferden alındı. Bir yıl sonra da Haliç’e çekilip tersanede söküldü. Rivayete göre, elde edilen hammadde hurdacıya satıldı.

İtalyan ‘Robinson Crusoe’ Pes Etti

İtalya’ya bağlı Budelli adasında 32 yıl tek başına yaşayan Mauro Morandi (81) yetkililerin baskısına daha fazla dayanamadı ve pes ettiğini açıkladı.