Bedri Rahmi’nin Karadut’u Bir Ermeni Güzeliymiş

Ünlü şair Bedri Rahmi’nin ‘Karadutum, çatal karam, çingenem’ diye anlattığı güzelin Ermeni asıllı bir T.C. vatandaşı olan asistanı Mari Gerekmezyan’mış.

Bedri Rahmi’nin Karadut’u Bir Ermeni Güzeliymiş

Ünlü şair Bedri Rahmi’nin ‘Karadutum, çatal karam, çingenem’ diye anlattığı güzelin Ermeni asıllı bir T.C. vatandaşı olan asistanı Mari Gerekmezyan’mış. 

‘Gülen ayvam, ağlayan narımsın / Kadınım, kısrağım, karımsın’ diye biten şiirde betimlenen kadının Bedri Rahmi’nin eşi Eren Eyüpoğlu olmadığı ‘Biz Mektup Yazardık’ adlı kitabın yayını ile öğrenildi.

Şairin en bilinen şiirine tema olan büyük aşk Mari Gerekmezyan’ın Akademi’nin heykel bölümünde asistan olarak görev yaptığı dönemde başlamış. Ailesi bu aşka cephe almış ve kızlarını bir başkası ile evlendirmiş. Ama duygulu bir genç kız olan Mari, 1947 yılında veremden ölmüş.

7 July 2015 18:52
1,554 kez okundu

Süzme Haber



Diğer Tarih Haberleri

Katil Bombanın 2 Parçasına 100 Bin Dolar

Dünya üzerinde saldırı amacıyla kullanılan ilk atom bombasına ait parçalar, New York’ta düzenlenen açık artırmada 100 bin dolar karşılığında satıldı.

‘Örtülü Ödenek’ten Maaşa Bağlanan Başbakan

Menderes’ten önce aynı görevdeki Şemsettin Günaltay’a aylık 3.000 TL ödeme yapılırdı.

Stalin’in Resmi Kurban Sayısı 2.900.000 Kişi

Sovyetler Birliği’ni 26 yıl çelik eldivenle yönetilen Josep Stalin’ın kurbanları hakkında ilk kez resmi istatistik yayınladı.

Abdülmecid Efendi, İttihat ve Terakki’ye Başkan Yapılacaktı

Bir İngiliz gizli belgesine göre; 2. Abdülmecid (Efendi), İttihat ve Terakki Partisi’nin liderliğine getirilecekti.

Yıldız Kenter’in Bilinmeyen Özellikleri

Şükran Güngör’ün ifadesiyle, ‘Böylesi meziyetlerle donanmış hanımla yaşamak ayrıcalıklı mutluluktu!’

CIA; Kuzey Kore Lideri Kim’in Evine Girmiş

İddia; Wall Street Journal gazetesinde yayınlandı. CIA; Kuzey Kore Devlet Başkanı’nı dinlemek için üvey ağabeyi Kim Jong-nam’ı kullandı.

Ölüm İlanınızda Yarı Yarıya İndirim

Vakit Gazetesi’nin sahibi Halil Lütfi Dördüncü; cimriliğiyle maruftu. Moliere’nin tanımladığı gibi; ‘Selâm verdim!’ demez; ‘Selâm aldım!’ derdi.